Tasarımı Kaydet  Kapat

Hakkımızda / Sıkça Sorulan Sorular

Merak ettiğiniz sorular ve cevapları, sizlerin daha detaylı bilgi edinmeniz için oluşturulmuştur.

 
Boya, dört ana maddeden oluşur. Bunlar pigmentler, bağlayıcılar, kimyasal katkılar ve çözücülerdir. Pigmentler toz halindeki katı taneciklerdir. Boyaya, örtücülük, renk, dayanıklılık ve parlaklık özelliklerini verirler. Bağlayıcılar pigmentleri bir arada tutar ve boya filmini meydana getirirler. Boyaya, yapışma, sertlik, sağlamlık, dış etkenlere karşı dayanıklılık özelliklerini verirler. Kimyasal katkılar, boyanın özelliklerini iyileştirmek için kullanılır. Örneğin; küfe dayanıklılık ve akışkanlık gibi. Çözücüler uçucudur ve boya uygulanırken, boyanın özelliklerini değiştirmeden inceltici görevi görürler.
Boya uygulamasından önce yapılacak yüzey hazırlığı çok büyük önem taşır. Kirli yüzeylere kesinlikle boya uygulanmamalıdır. Yüzey önce kirden arındırılmalı ve iyice temizlenmelidir. Eğer boya yapılacak yüzey parlaksa, boyanın iyi yapışması için mutlaka matlaştırılmalıdır. Yüzey hazırlığı yapıldıktan sonra, boyanın yüzeye daha iyi yapışmasını sağlamak ve boya sarfiyatını azaltmak için astar uygulaması yapılmalıdır.
Beton, ahşap ve metal yüzeyler için farklı astar türleri vardır. Astar sonrası eğer yüzeyde bozukluklar göze çarpıyorsa macunlama işlemiyle bunlar giderilmelidir. Macun iyice kuruduktan sonra zımparalanarak ikinci kat astar uygulanmalıdır. Bunun üzerine son kat boya sürülebilir. Beton yüzeylerin iyice kuruması beklenilmelidir.–5 °C’nin altında boya uygulaması yapmayınız.
Renkler üç ana grup altında toplanır: Birincil Renkler: Kırmızı, Mavi, Sarı. Bu renkler diğer renkler kullanılarak elde edilemez.
İkincil Renkler: Turuncu, Yeşil, Mor. Bu renkler eşit miktarda iki ana rengin karışımıyla elde edilebilir. Kırmızı ile sarının birleşmesinden turuncu; mavi ile kırmızının birleşmesinden mor; mavi ile sarının birleşmesinden de yeşil elde edilir.
Üçüncül Renkler: Bu renkler, birincil ve ikincil renklerin farklı oranlarda birleştirilmesinden oluşur.
Bazı ortamlar için önerilen renkler vardır. Mesela, pastel renkler çizim odası için uygundur. Gri, mutfak ve yemek yenilen mekanlar için önerilir. Mavi ve yeşil yatak odaları için çok uygundur. Renkler tamamlayıcı renkleriyle çok iyi uyum sağlarlar. Örneğin; mavinin tamamlayıcı renkleri sarı, yeşil ve beyazdır. Eğer yatak odası için mavi seçilirse, duvarlar, kapılar ve çerçeveler sarı, yeşil ve beyazla boyanmalıdır.
Açık renkler; beyaz, krem rengi, açık mavi ve yeşil ortamı olduğundan daha geniş ve ferah gösterir. Renklerin insanların ruhsal durumları üzerinde etkileri de vardır. Mesela; beyaz insanda yeterlilik duygusunu uyandırır, kırmızı uyarıcıdır, sarı ortamı aydınlatır ve sıcaklık verir, açık yeşiller doğayı çağrıştırır ve tazelik verir, kahverengi toprağı hatırlatır, mavi gökyüzünün, denizlerin rengidir ve insana serinlik hissi verir.
Boyaların bıraktığı etkiler fiziksel ve estetik olarak ikiye ayrılır. Fiziksel olarak; mekanı olduğundan büyük ya da küçük göstermek, mekanı olduğundan sıcak ya da serin göstermek, duvarı ilerletmek, tavanı alçaltmak gibi etkiler sayılabilir.
Estetik olaraksa; rahatlatıcı, uyarıcı, neşeli, sofistike, modern ve geleneksel gibi etkiler söylenebilir. Kırmızı, sarı ve turuncu bir sıcaklık hissi yaratırlar ve gördüğünüz an size doğru geliyormuş hissi verirler. Mavi, mor ve yeşil serin renklerdir. Gördüğünüz an sizden uzaklaşır gibi dururlar. Açık renk boyalar daha fazla ışık yansıtır ve size daha fazla neşe verir.

Açık renk boyalar mekanı daha büyük gösterirler. Koyu renkler ışığı emerler, eşyaları daha yakın gösterirler ve eğer büyük alanlarda kullanılıyorsa insan üzerinde sıkıntı yaratabilirler. Koyu renk boyalar mekanı daha küçük gösterirler. Parlak renkler eşyaları olduklarından büyük gösterirler. Bazen istenmeyen yerlerden dikkati almak için kullanılırlar.
Bir mekan için boya seçilirken şekli, büyüklüğü, işlevi, duruşu ve aydınlık olması göz önüne alınmalıdır. Renkler mimari durumu değiştirmek için de kullanılabilir. Örneğin; bir odanın köşeleri koyu renk boyanarak oda kare şeklinde gösterilebilir veya yüksek bir tavan koyuya boyanarak alçakmış hissi verilebilir.
Parlak ışığa maruz kalan duvarlar koyu renklere boyanmalı; bunun yanında ışık almayanlar açık renk boyanmalıdır.
Yemek odaları parlak ve neşeli görünsün diye sıcak renklere boyanmalıdır. Oturma odaları açık ve rahatlatıcı renkler olan mavi ve mor tonlarında boyanmalıdır.
Mutfak gibi yerler beyaz ve açık sarı gibi temizlik ve açıklık fikri veren renklere boyanmalıdır.
Gün ışığı kırmızıları iyice ortaya çıkartırken, floresan ışık mavileri ortaya çıkartır. Güneye bakan mekanlar en sıcak ışınları alırken, doğuya ve batıya bakan mekanlar daha serin ışınlar alırlar. Kuzeye bakan mekanlar sıcaklığa ihtiyaç duyduğu için daha sıcak his veren renklere boyanmalıdır.

Eşyalarıyla, duvarlarıyla veya kapılarıyla bir mekanda kullanılan renk bütünlüğü şöyle adlandırılabilir: Eğer sadece tek bir ton kullanılmışsa buna monokromatik tavır denir. Renk kartelasında yan yana duran renkler kullanılmışsa buna paralel tavır denir. Tamamlayıcı tavır, renk kartelasında zıt yönlerde olan renkler kullanıldığında oluşur. Ayrık tamamlayıcı tavırsa; bir ana ton, tam zıttındaki tonun yanında bulunan iki tonla kullanıldığında oluşan durumdur. Renk kartelasında birbirinden eşit uzaklıkta olan renklerin kullanıldığı tavra da dengeli uyum adı verilir. Yüzeyler boyalar kullanılarak ileri ya da geri hareket ettirilebilir. Parlak ve sıcak renkler, mesela sarı, turuncu ve kırmızı yaklaştırıcı renklerdir. Uzak mesafeden bile bu renkler rahatlıkla seçilebilir ve güvenlik hissi verir. Serin ve açık renkler, mesela mavi, açık gri veya mor uzaklaştırıcı renklerdir. Bu renkler uzaktan maviye çalan bir renk gibi görünürler.
Açık renkler daha fazla yansıtıcılardır. Mekandaki derinlik hissini alırlar. Bu yüksek yansıtıcı özellikleri, açık renklerin mekanları daha ferah göstermesini sağlar. Parlak renkler eşyaları daha kısa gösterirken, açık renkler eşyaları olduğundan uzakta gösterir. Küçük mekanlarda genişlik ve ferahlık hissi yaratmak için açık renk boyalar tercih edilmelidir.
Herhangi bir mekanda farklı renkteki boyaların bir uyum içinde olmasına dikkat edilmelidir. Eğer bir mekanda tavan alçaltılmak isteniyorsa duvarlardan daha koyu bir renkte boyanmalıdır. Tam tersi bir istek olursa açık renk kullanılmalıdır. Eğer tavanın göze hiç çarpmaması isteniyorsa beyaza boyanmalıdır.
Boya uygulanmadan önce hem gece hem gündüz kontrol edilmelidir. Çünkü bazı boyalar yapay ışıkta farklı görünebilirler. Herhangi bir duvarda bulunan boru ya da radyatör gibi nesneler duvarla aynı renge boyanmalıdır. Ayrıca ilginç bir boyama şekli aranıyorsa, bir mekanın, mesela sadece bir duvarı renkli, diğer duvarları beyaz olabilir.
Su bazlı mat boyalara halk arasında "plastik boya" denir. Plastik boyalar kaygan bir yapıya sahip değildir ve tam silinebilme özellikleri yoktur. Bu yüzden, plastik boya ile boyanmış duvarların çok sık ve ıslak bezle silinmesi boyanın renk kaybına uğramasına ya da lekelerin boya üzerinde iz bırakmasına neden olabilir.
Silinebilir mat görünümlü boyalar aranıyor ise POLİSAN’ın ELEGANS ANTI AGING-MAT, ELEGANS EXTRA MAT, ELEGANS MAT boyaları önerilir.
Tavanlar için, özel üretilmiş su bazlı mat boyaların kullanılması tavsiye edilir. Kapatma gücü yüksek olan ve teneffüs etme özelliğine sahip ELEGANS EXTRA TAVAN, NATURA TAVAN-EXTRA MAT, PRIMERA TAVAN-EXTRA MAT, PRIMERA TAVAN POLİSAN'ın su bazlı plastik tavan boyalarıdır.
Yarı Mat Boyalar Yarı mat boyalara halk arasında "saten boya" denir. Saten boyalar, yüzey hatalarını gizleme özelliklerinden dolayı macun ya da alçı ile düzeltilmiş yüzeylerde dekoratif amaçlı uygulanır.

Kaygan bir yapıda olan saten boyalar, tam silinebilme özelliğine sahiptir. Su itme ve buhar geçirgenliği özellikleri sayesinde suyun boya tarafından emilmesine ve lekelerin silinirken boyaya bulaşmasına izin vermezler. Polisan'ın su bazlı yarı mat boyaları ELEGANS ANTİ AGING-YARIMAT, ELEGANS EXTRA-YARIMAT, ELEGANS-YARIMAT, NATURA IPEK’tir. Parlak Boyalar Kapı-pencere ve metal yüzeylerde parlak boyayı tercih edenler için su bazlı parlak boya olan Matrix Lux Kokusuz Parlak'ı üretti. Solvent bazlı yağlı boyalar yerine geliştirilen Matrix Lux Kokusuz Parlak, POLİSAN'ın favori ürünleri arasındadır.

Ahşap yüzeyler için ise POLISAN’ın WOOD&WOOD Serisi kullanılabilir; WOOD&WOOD ANTI-AGING EMPRENYE, WOOD&WOOD ANTI-AGING DIŞ CEPHE AHŞAP VERNİĞİ-PARLAK, WOOD&WOOD ANTI-AGING DIŞ CEPHE AHŞAP VERNİĞİ-YARIMAT.
Tiner ile inceltilen boyalara "solvent bazlı" denir. Solvent bazlı boyalar uygulama ve kuruma esnasında koku verir. Bu yüzden boyanan mekanlar birkaç gün havalandırılmalı ve mümkünse uygulama bir maske ile yapılmalıdır.

Solvent bazlı boyalar, kurumak için uzun bir süreye ihtiyaç duyar. Temizliği ise kimyasal çözücülerin yardımı olmaksızın kolayca gerçekleşmediğinden zararlı yan etkiler içerir. Özellikle çocuk sahibi ailelerin, astım hastaları ve alerjisi olanların evlerini solvent bazlı boyalar ile boyamaması önerilir.

Günümüzde, duvar boyalarında saten ve plastik boyalar tercih edilmekte, solvent bazlı boyalar ahşap kapı pencere ve metalleri boyamak için kullanılmaktadır.
Boyacılıkta altın kural yüzey hazırlığını iyi yapmaktır...
Temiz, kuru ve sağlam yüzeyler hazırlayarak boya işinizde başarıyı garantileyin! Size önereceğimiz noktalara dikkat etmeniz ve ürünlerin kullanma talimatını dikkatlice okumanız yeterli olacaktır. Yüzey hazırlığı için zaman ayırırsanız, sonunda boyanın daha güzel göründüğünü ve çok daha uzun ömürlü olacağını göreceksiniz.
Boyadan ve astardan önce yüzeyden -varsa- kir ve yağı temizlemeli ve yüzeydeki ezik, çukur, çizik gibi kusurları kapatmalısınız.
Boya yaparken mobilyalarınıza ve kendinize zarar vermemek için evi boyaya uygun duruma getirmelisiniz.
Her aşamada olduğu gibi burada da ön hazırlığın iyi yapılması sizi sonraki aksaklıklardan koruyacaktır.

Eşyaları kaldırın... Yapacağınız ilk şey, kendinize ve merdivene rahat hareket edecek yer açmak olmalı. Bütün mobilyaları odanın ortasına taşıyın ya da hepsini dışarı çıkarın.
Duvarlarda asılı olan tablo ve süsleri de unutmayın!

Kaplayın... Sonra tüm eşyaları toz ve boyadan korumak için eski çarşaflarla veya naylon bir örtüyle tamamen kaplayın. Hırdavatçınızda bulabileceğiniz rulo halinde şeffaf naylon örtüler boya için pratik bir seçim olabilir. Örtüyü kaymasını önlemek için maskeleme bandıyla yere sabitleyin. Prizler diğer sabitler...

Bir sonraki adımda prizleri sökmek gerekiyor. Prizlerle birlikte telefon hat çıkışları ve TV uydu-kablo bağlantılarını da yerlerinden çıkarın. Tavanı boyayacaksanız, tavandaki tüm elektrikli sabitlerin de sökülmesi gerekecek. Avizenizin modeli elveriyorsa, sadece tavana takılmış olan kapağı çıkarıp altını boyayabilirsiniz. Tabii bu durumda kapağın altında kalan kısmın da naylonla kaplanması gerek. Bunun için büyük boy çöp poşetleri pratik olacaktır; tek yapmanız gereken, avizeyi poşete alıp ağzını bantlamak.

Kapı kolları ve kulplar... Kapı ve ahşap pencereleri boyarken kapı kolu ve mandalların çıkarılması daha rahat bir boya ortamı sağlar; maskeleme bandı bu bölgelerde yeterli olmayabilir.

Sabit eşyalar... Şimdi sıra taşınamayan ve sökülemeyen eşyaların korunmasına geldi. Maskeleme bandı ve naylon örtüyü kullanarak boyamayacağınız radyatörleri kaplayın. Ayrıca boyanmayacak duvarları da yakın alanları boyarken etkilenmemeleri için naylonla maskeleyebilirsiniz. (Örn. tavanı boyarken duvarların üst bölümleri örtülebilir.)

Ve zemin... Mermer, parke ya da seramik… Zemin kaplamanız ne olursa olsun korunması gerekir. Naylon örtüyle kolayca kaplayabileceğiniz gibi bezlerle de örtebilirsiniz.
Ev Hazırlğı bölümümüzü dikkatlice okuyup uygulamışsanız, boyadan sonra odayı iyice havalandırmak ve naylon örtüleri kaldırmaktan başka bir temizliğe gerek kalmayacaktır.
Her boyadan sonra fırçalarınızın ve rulolarınızın bakımını yapıp iyi saklarsanız yıllarca eskimeyeceğini göreceksiniz.
Su bazlı boyaları ılık temiz suyla yıkayarak fırçanızdan kolayca çıkarabilirsiniz. Yağlı boyayı ise türüne uygun bir solvent kullanarak temizleyebilirsiniz. Su bazlı boyalar, boya biter bitmez temizlenmelidir, aksi halde kuruyup özel çözücüler gerektirebilir. Yağlı boyayı çıkarmak için türüne uygun tiner kullanmanız gerekecek.
Metal bir kaba 5 cm kadar tiner dökün ve kirli fırçayı tiner içinde daireler çizerek temizleyin. Sonra fırçada kalan fazla tineri, fırçayı kabın kenarına sürterek kaba bırakın ve fırçanın kıllarını bir bezle kurulayın. Yağlı boya fırçanızda kurumuşsa, temizlemeye başlamadan önce birkaç dakika tiner içinde bekletin, yumuşayacaktır. Temizledikten sonra fırçanın etrafına mumlu kağıt sarıp paket lastiğiyle sabitleyin.
Ruloları da fırçalar için uyguladığınız basit yöntemlerle temizleyin. Derinlemesine bir temizlik için rulolara biraz daha vakit ayırın. Su bazlı boyayı rulodan temizlemek için ılık suya biraz deterjan ekleyebilirsiniz.
Tinerle çalışırken mutlaka plastik eldiven kullanın! Fırçalarınızı temizledikten sonra kullanılmış tineri metal bir kutuya döküp etiketleyin ve yanıcı madde olduğunu aklınızdan çıkarmadan uygun bir şekilde saklayın. Ellerinizi temizlemek için tiner kullanmayın!
Boyadan önce cildinizi nemlendiriciyle ovmanız, dökülen boyanın kolayca temizlenmesini sağlayacaktır.